Güneş Kontrol Camları
2000’lerin başında yapılarda güneş kontrolü yalnızca reflektif kaplamalı camlar ile sağlanmaktaydı. Renkli ve yüksek yansımaya sahip bu camlar, ışığın ve ısının iç mekana geçişini sınırlandırmak için kullanılırdı. Isı kontrolü için Low-E kaplamalı camlar ile birlikte kullanıldıklarında daha avantajlı hale geldi.
Özellikle mavi, füme ve bronz renkli camlar ile renkli reflektif camlar, güneşin parlaklığını azaltarak kamaşmayı önler. Fakat kış aylarındaki bulutlu havalarda gün ışığını çok fazla kısıtladığı için yapay aydınlatma ihtiyacını artırır.
Yansıma, ışığın yoğun olduğu yüzeyde meydana gelir. Bu nedenle gündüzleri dış cam yüzeyinde oluşan aynamsı etki içerinin görünmesini zorlaştırırken, dışarıyı izlemeyi kolaylaştırır. Gece ise durum tam tersine döner, iç mekan aydınlatıldığı için yansıma iç yüzeyde oluşur. Bu durum dışarının izlenmesini zorlaştırır ve gözlemci camda kendi yansımasını görür.
Giydirme cepheli projelerde vizyon ve spandrel alanların bütünsel görülmesini kolaylaştıranreflektif camlar sıcak iklimlerde, çatı ışıklıklarında, saçaklarda ve korkuluklarda tercih edilebilir. Günümüzde gelişen teknoloji sayesinde, reflektif olmayan mimari camlarla da etkin güneş kontrolü sağlayabilir.
Low-E Cam (Isı Kontrolü)
Isı kontrolü sağlayan Low-E kaplamalı çift ve üç camlı yalıtım camları, soğuk iklim bölgelerinde ısıtılan iç ortamdan soğuk dış ortama olan ısı transferini sınırlandırarak enerji tasarrufu sağlar ve ısıtma giderlerinin azaltılmasına katkıda bulunur. Sıcak iklimlerde ise renkli ve reflektif güneş kontrol camlarıyla birlikte kullanılan Low-E camlar, yapı içi sıcaklığının dengelenmesine yardımcı olur. Soğuk iklimlerde üç camlı yalıtım cam ünitelerinde iki cam yüzeyinde birden Low-E kaplama kullanılması, çok daha etkin bir ısı kontrolü sağlar. Ayrıca farklı ışık geçirgenliklerine sahip, temperlenebilir Low-E kaplamalı camlar emniyet gereksinimlerini de karşılar.
Solar Low-E Cam ( Isı ve Güneş Kontrolü)
Solar Low-E camlar, hem ısı hem de güneş kontrolünü birlikte sağlayarak klima ihtiyacı bulunan yapılarda yaz ve kış dönemlerinde enerji tasarrufu sağlar ve sürdürülebilir tasarım olanağı sunar. Farklı güneş ışığı ve ısı geçirgenlik değerlerine sahip Solar Low-E kaplamalı camlar sayesinde, farklı yapı tiplerinin gereksinimlerine yönelik ideal çözümler sunmak mümkündür. Işık geçirgenliği %70’ten %40’a, solar faktör değeri ise %40’tan %20’nin altına kadar değişkenlik gösteren Solar Low-E camlar, temperlenebilme özellikleri sayesinde projelerdeki emniyet gereksinimlerine de çözüm sunar. Çift cam ünitelerinde dış camın 2. yüzeyinde yer alması gereken Solar Low-E kaplama, üç camlı yalıtım camı ünitelerinde de yine dış camın 2. yüzeyinde konumlandırılırken, iç camın ara boşluğa bakan 5. yüzeyinde kullanılan Low-E cam ile birlikte çok etkin ısı ve güneş kontrolü sağlar.
Temperli Cam
Temperli cam, normal düz camın kontrollü ısıtma ve hızlı soğutma işlemiyle güçlendirilerek emniyet özelliği kazandırılmış versiyonudur. Temperli cam kırıldığında keskin parçalar yerine küçük zar büyüklüğünde parçalara bölünerek yaralanma riskini minimize eder. Temperli cam kırıldığında bulunduğu yüzeyi boşalttığı için düşme riskinin bulunduğu alanlarda kullanılması uygun değildir. Temperli cam emniyet, mukavemet ve ısıl kırılma risklerine karşı sağladığı ağırlıklı olarak cephe camlarının dış camlarında kullanılır.
Temperli camın yüksek dayanımı, rüzgar yükleri, darbe ve termal stres gibi dış etkenlere karşı önemli bir avantaj sağlar. Özellikle geniş cam panellerin kullanıldığı cephelerde güvenli bir yapı elemanı olarak görev yapar. Isı değişimlerine karşı gösterdiği direnç sayesinde güneş ışığına direkt maruz kalan uygulamalarda stabil performans verir.
Duş kabinlerinde, bölme duvarlar ve dekoratif boyalı camlarda, cephe camlarının dışında ve sürme doğramalarda hem dış hem de iç cam olarak kullanılabilmektedir.
Lamine Cam
Lamine cam, iki ya da daha fazla cam plakanın polivinil butiral (PVB) ara katmanlar kullanılarak ısı ve basınç altında birleştirilmesiyle üretilir. Ara katman, cam kırıldığında parçaların dağılmasını önleyerek camın bütünlüğünü korur. Bu özelliği sayesinde lamine cam, güvenlik ve koruma açısından en değerli cam türlerinden biri olarak öne çıkar.
Dışarıdan gelebilecek darbelere karşı yüksek dayanım sunan lamine cam, taş, sopa gibi cisimlerle yapılan saldırılarda ve hırsızlık girişimlerinde içeri girişi önler ya da geciktirir. Yapılarda düşme riskini azaltarak kullanıcı güvenliğini artırmak amacıyla yaygın şekilde tercih edilir.
“TSE 13433 Cam Yapılarda Kullanılan İnsan Çarpmasıyla İlgili Güvenlik İçin Uygulama Kuralları” standardına göre, cam kırılmasının tehlike oluşturabileceği bazı alanlarda lamine güvenlik camı kullanımı zorunludur:
-
Döşemeden 90 cm yüksekliğe kadar olan camlar
-
Döşemeden tavana kadar kesintisiz devam eden cam yüzeyler
-
Doğramalı cam kapılar ve kapı yan doğramalarındaki camlar
-
Baş üstü camları
Lamine güvenlik camları vitrinlerde, çatı ışıklıkları, rüzgârlıklarda, cam korkuluklarda ve iç bölme camlarında yaygın olarak kullanılır. Güvenliğin yanı sıra ses yalıtımına da önemli ölçüde katkı sağlar. Ultraviyole (UV) ışınlarının geçişini %96-99 oranında engelleyerek eşyaların ve kumaşların renklerinin solmasını önler.
Akustik lamine camlar ise yüksek gürültü seviyesine sahip ortamlarda etkili ses yalıtımı sağlamak üzere özel olarak geliştirilir. Trafik yoğunluğunun olduğu alanlarda, havalimanları ve şehir merkezleri gibi gürültülü bölgelerde yer alan yapılarda akustik konfor sağlamak için ideal bir çözüm sunar. Ses yalıtımının kritik olduğu ofisler ve konutlar için de lamine cam önemli bir avantaj sağlar.