Selçuklu geometrik desenlerinin sonsuzluğu ve sürekliliği simgeleyen yapısı, izleyiciyi geçmişten günümüze uzanan bir kültür yolculuğuna sürükler.
Enstalasyona bakıldığında ilk olarak tek ve bütüncül bir form algılanır. Ancak bu bütün, tekrar eden geometrik desenlerin cam yüzeylerinde, camın aynalardaki yansımalarıyla ve gün ışığıyla zeminde oluşan yansımalar aracılığıyla mekâna yayılır. Böylece desenler yalnızca enstalasyonun üzerinde var olmaz; ışık, yansıma ve mekânla kurduğu ilişki sayesinde bir bütün oluşturur.
Miras bir anı değil, devam eden bir yolculuktur. Geçmiş bugünle buluştuğunda desenler yaşamaya devam eder.