Logo
Logo

Anadolu’nun Saklı Cam Mirası: Perge Kazılarından Günümüze Işık Tutan Keşifler

Perge'nin toprakları altında bizi bekleyen bu büyük sır neydi? Bu heyecan verici keşif yolculuğunu, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı Başkanı ve Kazı Başkanı Prof. Dr. Şebnem Sedef Çokay Kepçe’den dinledik.
Anadolu’nun Saklı Cam Mirası: Perge Kazılarından Günümüze Işık Tutan Keşifler

Şişecam

 

27.04.2026

 

Bizler tam 91 yıldır ateşi ve kumu omuz omuza şekillendiriyor, hayata dokunan tasarımlar üretiyoruz. Ancak biliyoruz ki; üzerinde yaşadığımız bu eşsiz coğrafyada camın hikayesi bizimle başlamadı. Anadolu, binlerce yıldır cam ustalığının, ticaretinin ve sanatının kalbinin attığı yer.

Geçmişini bilmeyen, geleceği tasarlayamaz vizyonuyla hareket ederek; sadece bugünün camını üretmekle kalmıyor, bu toprakların saklı cam mirasına da sahip çıkıyoruz. Bu misyonla, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın "Geleceğe Miras Projesi" kapsamında Antalya’daki Perge Antik Kenti'nde yürütülen arkeolojik kazılara omuz veriyoruz.

Burada, Roma Dönemi'ne ait 1500 yıllık cam fırınları gün yüzüne çıkarılırken; antik çağın ustalarıyla bugünün Şişecam mühendisleri adeta zamanın ötesinde bir köprü kuruyor. Kazılardan elde edilen bulguları Şişecam Bilim, Teknoloji ve Tasarım Merkezimizde inceleyerek antik dünyanın cam reçetelerini çözüyoruz.

 

Görsel

 

Peki Perge'nin toprakları altında bizi bekleyen bu büyük sır neydi? Bu heyecan verici keşif yolculuğunu, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı Başkanı ve Kazı Başkanı Prof. Dr. Şebnem Sedef Çokay Kepçe’den dinledik.

 

Şişecam Blog: Perge Antik Kenti insanlık ve Anadolu tarihi açısından neden bu kadar eşsiz bir öneme sahip? Bize biraz bu kadim kentin ruhundan ve tarih sahnesindeki yerinden bahseder misiniz?

Prof. Dr. Şebnem Sedef Çokay Kepçe: Antalya ili Aksu ilçesinde yer alan Perge, hem tarihi hem de turistik bakımdan oldukça görkemli bir konuma sahip. Yapılan kazılardan elde ettiğimiz bulgular, kentin geçmişini MÖ 5.500’lere kadar götürerek bölgedeki en erken insan izlerini ortaya koyuyor. Helenistik Dönem'de kent, Artemis Pergaia kültüyle ön plana çıkmış; hatta dönemin ünlü hatibi Cicero, Roma Senatosu'nda yapılan görüşmelerde bir generalin Artemis Pergaia Tapınağı'nın altınlarını çalmakla suçlandığını anlatmıştır.

Ancak kent asıl altın çağını Roma İmparatorluk Dönemi'nde, yani MS 1. yüzyıldan MS 4. yüzyıl sonuna kadar kesintisiz ve şaşaalı bir yerleşimle yaşamıştır. Ayrıca Perge, antik çağda kadınların ulaşabileceği en yüksek statüyü temsil eden bir figüre de ev sahipliği yapmıştır. Kente yaptığı bağışlar ve finanse ettiği yapılarla tanınan Plancia Magna, "Kentin Kızı" unvanıyla onurlandırılmış ve yönetici olarak görev yapmıştır. Ayrıca ünlü matematikçi Apollonius da MÖ 3. yüzyılda Perge'de doğmuştur. Tüm bu yönleriyle Perge, antik dünyanın bilim, inanç ve ticaret açısından en vizyoner merkezlerinden biridir.

 

Şişecam Blog: Perge kazıları 1946 yılından bu yana devam ediyor. Peki, Perge bugün bildiğimizin dışında bize ne tür yeni bilgiler sunuyor?

Prof. Dr. Şebnem Sedef Çokay Kepçe: Perge, düzenli bir Roma İmparatorluk Dönemi kenti olarak bilinir. Ancak kentin büyük bir bölümü hala toprak altındadır ve birçok sorun henüz aydınlatılmamıştır. İşte tam bu noktada, son bulduğumuz cam fırınları kentin üretim faaliyetlerine ilişkin yeni veriler sunmuş ve bu alandaki büyük bir boşluğu doldurmuştur. Ayrıca Perge'nin, MÖ 1. - MS 2. yüzyıllar arasında kullanılan kurşun sırlı seramiklerin Akdeniz dünyasındaki dört önemli üretim merkezinden biri olduğunu da elde ettiğimiz analizlerle görüyoruz. Yani Perge sadece tüketen değil, güçlü bir sanayi ve üretim kenti kimliğini de bize yavaş yavaş açıyor.

 

Şişecam Blog: Gelelim bizi en çok heyecanlandıran o büyük keşfe... Son dönemde stadyum tonozlarında yürüttüğünüz çalışmalarda ortaya çıkarılan beş cam fırınının tarihi hangi döneme dayanıyor?

Prof. Dr. Şebnem Sedef Çokay Kepçe: 2024-2025 yılları arasındaki kazılarda büyük olasılıkla Geç Antik Dönem'e tarihlenebilecek fırınlar ortaya çıkardık. Bu fırınların çevresinde çok sayıda cam cürufu, test damlaları ve üretim artıkları saptadık. Yapılan incelemeler iki farklı fırın tipini ortaya koydu: Ham madde elde etmeye yönelik "tank tipi fırın" ve "üretim/şekillendirme fırını". Antik çağda bu iki fırın tipinin bir arada, bu kadar sağlam durumda ve aynı alanda bulunması oldukça nadir bir durum.

 

Görsel

 

Şişecam Blog: Kazılarla ilgili beklentileriniz nelerdir? Yapılacak kazılar sonucunda ne tür ek bulgulara ulaşmayı umuyorsunuz?

Prof. Dr. Şebnem Sedef Çokay Kepçe: Perge’nin Roma İmparatorluk Dönemi öncesindeki gelişimini öğrenmek, bu dönemde kent planlamasının nasıl şekillendiğini anlamak hedeflerimiz arasında. Zira Hristiyanlığın etkisiyle Perge, bir piskoposluk sarayına da ev sahipliği yapan güçlü bir merkez haline gelmiştir. Ayrıca kentin daha anlaşılır, gezilebilir ve turizme uygun bir arkeolojik parka dönüşmesini amaçlıyoruz. En büyük hedeflerimizden biri de, 2009 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınan Perge’nin bu statüsünü kalıcı hale getirmek.

 

Şişecam Blog: Bu eşsiz bulguların uluslararası alanda nasıl bir yankı uyandırması bekleniyor?

Prof. Dr. Şebnem Sedef Çokay Kepçe: Perge'de yürütülen kazılar ve cam fırınlarının ortaya çıkarılması, yalnızca Anadolu arkeolojisine değil; Akdeniz dünyasında cam üretim teknolojisinin anlaşılmasına da devasa bir katkı sunuyor. Bu buluntuların, uluslararası bilim dünyasında ses getirmesini ve Perge’nin üretim tarihine ilişkin önemli bir merkez olarak tanınmasını bekliyoruz.

 

Görsel

 

Şişecam Blog: Tam da bu noktada, antik çağın cam ustalarıyla bugünün cam devinin yolları kesişiyor. Şişecam olarak sunduğumuz destek, bu kazılara nasıl bir katkı sağlıyor?

Prof. Dr. Şebnem Sedef Çokay Kepçe: Şişecam ile yaptığımız sponsorluk çalışması stadyum tonozlarında bulunan cam fırınlarının sağlamlaştırılması ve sergilenmesi açısından çok önemli. Sizin desteğinizle hazırlanan bilgi panoları ve tasarımlar, ziyaretçilerin cam fırınlarını algılamaları açısından dikkat çekici olacak.

Ancak bilim dünyası için asıl heyecan verici kısım, kazılardan çıkardığımız kalıntıların Şişecam Bilim, Teknoloji ve Tasarım Merkezi’nde analiz ediliyor olması. Bu çalışma, Perge Antik Kenti'nin ve arkeolojinin geçmişine doğrudan ışık tutuyor.

 

Şişecam Blog: Peki Şişecam Bilim, Teknoloji ve Tasarım Merkezi’ndeki laboratuvarlarda tam olarak ne tür bilimsel çalışmalar yapılıyor?

Prof. Dr. Şebnem Sedef Çokay Kepçe: Laboratuvarlarınızda bir grup amorf cam üzerinde detaylı arkeometrik incelemeler yürütülüyor. Bu çalışmalar sayesinde, fırınlarda üretilen camın içeriği belirlenmiş; Perge camlarının kimyasal yapısı hakkında çok önemli veriler elde edilmiştir. Elde edilen ilk sonuçlara göre, Akdeniz dünyasında kullanılan cam üretim reçeteleri Perge için de geçerli. Şu an kimyasal analizleriniz devam ediyor, kesin sonuçlar tamamlanan incelemeler sonrasında tüm bilim dünyasıyla paylaşılacak.

 

Şişecam Blog: Bu koleksiyon ve Perge’deki kazı çalışmaları, Türkiye’nin cam üretimindeki öncü rolünü geçmişten bugüne nasıl yansıtıyor?

Prof. Dr. Şebnem Sedef Çokay Kepçe: Türkiye'de tank tipi fırın olarak tanımlanan ham madde üretimine yönelik bu kadar sağlam durumda bir fırın henüz saptanmamıştı. Özellike Perge'de aynı alanda oldukça iyi durumda her iki fırın tipiyle karşılaşılmış olması muazzam bir olay. Şişecam’ın bu çalışmalara verdiği bilimsel destek, Türkiye'nin geçmişten gelen cam üretim öncülüğünü ve kültürel mirası koruma vizyonunu günümüzde de aynı güçle sürdürdüğünü net bir şekilde gösteriyor.

 

Şişecam Blog: Son olarak, Şişecam’ın sağladığı bu arkeolojik katkılar, kurumların kültürel mirasa sahip çıkma sorumluluğu açısından nasıl bir örnek teşkil ediyor?

Prof. Dr. Şebnem Sedef Çokay Kepçe: Arkeolojik çalışmalar oldukça maliyetli süreçlerdir. Turizm gelirleri bulunsa da bilimsel çalışmaların sürdürülmesi için her zaman ek kaynaklara ihtiyaç duyulur. Ne yazık ki, bilimsel nitelikli ancak görsel açıdan daha az dikkat çekici çalışmalar için destek bulmak zordur. Bu nedenle Şişecam’ın Perge kazılarına ve cam atölyeleri ile ilgili gerçekleştirdiğimiz derin bilimsel çalışmalara sağladığı destek hayati bir önem taşıyor. Bu vizyoner katkının, diğer kurumlar için de örnek teşkil etmesini ve kültürel mirasa sahip çıkma sorumluluğunu yaygınlaştırmasını umuyoruz.

 

 

 

Şişecam olarak bizler için cam, sadece yarına dair vizyonumuzu şekillendiren bir malzeme değil; aynı zamanda köklerimize duyduğumuz saygının şeffaf bir yansıması. Perge'deki binlerce yıllık  cam damlalarında, aslında kendi geçmişimizi, zanaatın ilk adımlarını ve insanlığın ilerleme tutkusunu görüyoruz.

Bu toprakların eşsiz mirasını bilimle korumaya, geçmişin sırlarını geleceğin ışığına dönüştürmeye ve Anadolu’nun kültürel zenginliğini dünyayla paylaşmaya devam edeceğiz.

 

:
Anadolu’nun Saklı Cam Mirası: Perge Kazılarından Günümüze Işık Tutan Keşifler

Şişecam

 

 

Ben Şişecam Yatırımcı İlişkileri Asistanı, size nasıl yardımcı olabilirim?
i