Denizle doğrudan kurulan güçlü görsel ilişkinin yanı sıra yoğun güneş ışığı ve yansıma koşullarının etkili olduğu bu projede, cephe camlarının performans kriterleri (ısı ve güneş kontrolü, geçirgenlik vb.) iç mekân konforu ile manzara sürekliliği arasında nasıl optimize edildi?
Denizle kurulan güçlü görsel ilişki ve %100’e yakın manzara hedefi, geniş cam yüzeyleri zorunlu kıldı. Ancak su yüzeyinden gelen yoğun yansıma ve güneş ışığı, cephe performansını kritik hale getiriyor. Bu nedenle cam seçiminde temel hedefimiz; manzara sürekliliğini korurken iç mekân konforunu maksimum düzeyde sağlamak oldu.
Isı kontrolü, güneş kazancı ve ışık geçirgenliği birlikte değerlendirildi. Günün farklı saatlerinde değişen ışık koşullarına rağmen iç mekânlarda dengeli bir aydınlık ve termal konfor sağlanması için yüksek performanslı ısı ve güneş kontrolü camları tercih edildi. Böylece kullanıcılar için perde arkasına çekilmeden manzarayla kurabilecekleri bir ilişki sağlandı; aynı zamanda parlamanın ve ısınmanın önüne geçilebildi.
Şişecam Duosol T 70 One gibi etkin ısı ve güneş kontrolü sunan cam sistemlerinin, su temalı cephe kurgusu ve sade–lüks mimari dil ile ilişkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Su teması ve sade–lüks mimari dilin belirleyici olduğu projede cephe, manzara ile kurulan görsel ilişkiyi kesmeden çalışan bir yüzey olarak ele alındı. Şişecam Duosol T 70 One gibi yüksek ısı ve güneş kontrolü sağlayan cam sistemleri, iç mekân konforunu korurken geniş açıklıkların hafif ve rafine bir etkiyle çözülmesine olanak tanıdı.
Cephe tasarımının ana ögesi olan dantel strüktür ise hem içten hem dıştan mekâna değer katan bir tasarım elemanı olarak kurgulandı. Cam ile birlikte çalışarak denizle kurulan görsel sürekliliği destekleyen bu katman, “görkemli ama abartısız” mimari yaklaşımı teknik performansla tamamlayan bütüncül bir cephe dili oluşturdu.
Bu projede cam, yalnızca şeffaflık sağlayan bir eleman olmanın ötesinde, tasarlanan mekânlarda doğal ışığı filtreleyen ve manzara ile ilişkiyi yöneten aktif bir tasarım aracı olarak nasıl konumlandı?
Projede cam, özellikle otel lobisinde dantel strüktürle birlikte çalışarak mekân ile deniz arasındaki görsel bütünlüğü kuran temel elemanlardan biri olarak ele alındı. Giriş aksında suyla başlayan karşılaşma, dantel strüktürün filtrelediği ışık ve geniş cam yüzeyler üzerinden lobide devam ettirilerek deniz manzarasıyla süreklilik sağlandı. Cam ve dantel katmanın birlikteliği, iç ve dış atmosferi tek bir mekânsal deneyimde birleştiren ve kullanıcıyı suyla görsel olarak sürekli temas halinde tutan bir ara yüz oluşturdu.
Güncel cam teknolojilerinin sunduğu ısı ve güneş kontrolü sayesinde enerji verimliliği olanakları düşünüldüğünde, JW Marriott Hotel Istanbul Marmara Sea projesinde tercih edilen cam çözümlerinin, denize sıfır konumlu ve premium ölçekli yapılar için geleceğe nasıl bir mimari ve teknik referans sunduğunu düşünüyorsunuz?
JW Marriott Istanbul Marmara Sea projesinde kullanılan cam çözümleri, denize sıfır ve premium ölçekli yapılar için önemli bir mimari ve teknik referans sunuyor. Bu ölçekteki projelerde manzara, tasarımın temel değerlerinden biri; ancak bu değerin sürdürülebilir ve konforlu şekilde kullanılabilmesi için yüksek performanslı cephe teknolojileri gerekiyor.
Projede tercih edilen cam sistemleri; enerji verimliliği, güneş kontrolü ve kullanıcı konforunu birlikte ele alarak hem işletme performansını hem mekânsal kaliteyi destekledi. Bu yaklaşım, gelecekte benzer konumdaki otel ve rezidans projeleri için güçlü bir referans oluşturuyor.
Gelecekte camın mimarlık pratiğinde üstleneceği rolü nasıl öngörüyorsunuz ve projelere hangi yeni etkileri sunacağını düşünüyorsunuz?
Gelecekte camın mimarlık pratiğinde daha akıllı, daha duyarlı ve daha bütüncül bir rol üstleneceğini düşünüyorum. Enerji performansı yüksek, ışığı ve ısıyı yöneten, kullanıcı konforuna göre tepki verebilen cam teknolojileri tasarım sürecinin erken aşamalarından itibaren belirleyici olacak.
Özellikle suyla güçlü ilişki kuran projelerde cam, manzara ile konfor arasında kurulan hassas dengeyi sağlayan en önemli tasarım araçlarından biri olmaya devam edecek. Mimarlıkta camın rolü, yalnızca cephe elemanı olmaktan çıkarak mekânsal deneyimi ve sürdürülebilirlik hedeflerini birlikte yöneten aktif bir tasarım bileşeni olarak güçlenecek.
Projede Kullanılan Şişecam Ürünü: Şişecam Duosol T 70 One